26 Şubat 1992 Hocalı Katliamı.. Unutma! Unutturma!
HOCALI KATLİAMI
Ermeni güçleri 1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubat'ta bağlayan gecede bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı kasabasında, Azeri resmî kaynaklarına göre, 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 sakin öldürülmüş, toplam 487 kişi ağır yaralanmıştır. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başları kesildiği görülmüştür. Hamile kadınlar ve çocukların da maruz kaldığı tespit edilmiştir.[17]
Eski ASALA eylemcilerinden Monte Melkonyan, Hocalıya yakın bölgede Ermeni askeri birliklere komutanlık yapmış ve katliamdan bir gün sonra Hocalı çevresinde gördüklerini günlüğünde anlatmıştır. Melkonyan'ın olümünden sonra, Markar Melkonyan kardeşinin günlüğünü Benim Kadeşimin Yolu (My Brother's Road) başlığıyla ABD'de çikardığı kitapta Hocalı katliamını şöyle tasvir ediyor [10]:
Bir gece önce akşam 11 civarında, 2.000 Ermeni savaşçısı, Hocalı'nın üç tarafındaki yüksekliklerden ilerleyerek, kasaba sakinlerini doğudakı açılışa doğru sıkıştırmışlar. 26 Şubat sabahına kadar mülteciler Dağlık Karabağın doğu yüksekliklerine ulaşmış ve aşağıdakı Azeri kenti olan Ağdam'a doğru inmeye başlamışlar. Burdaki tepeciklerde yerleşen sivilleri güvenli arazide takip eden Dağlık Karabağ askerleri onlara ulaşmışlar. Mülteci kadın Reise Aslanova İnsan Hakları İzleme Örgütüne verdiği açıklamada "Onlar sürekli ateş ediyorlardı" diye konuşmuştu. Arabo'nun savaşçıları daha sonra uzun zaman kalçalarında taşıdıkları bıçakları kınlarından çıkarakak bıçaklamaya başlamışlar.
Şu anda yalnız kuru çimenden esen rüzgarın sesi ıslık çalıyordu, ve ceset kokusunu uçurması için bu rüzgar henüz erkendi.
Monte üzerinde kadınların ve çocukların kırılmış kuklalar gibi saçıldığı çimene eğilerek "Disiplin yok" diye fısıldadı. O bu günün önemini anlıyordu: bu gün Sumgayıt Pogromunun dördüncü yıldönümüne yaklaşıyordu. Hocalı stratejik bir amaç olmasından başka aynı zamanda bir öç alma eylemiydi.
Bugünkü Ermenistan cumhurbaşkanı ve savaş süresinde Karabağ'da Ermeni güçlerine kumandanlık yapmış Serj Sarkisyan'ın İngiliz araştırmacısı ve yazarı Thomas De Waal'a söylediklerine göre [9]:
Hocalıdan önce, Azerbaycanlılar bizim şaka yaptığımızı sanıyordu, Ermenilerin sivil topluma karşı el kaldırmayacaklarını sanıyorlardı. Biz bunu [stereotipi] kırmayı başardık. Ve olay işte bu. Ayni zamanda o delikanlıların arasında Bakü'den ve Sumgayıt'tan kaçanlarında olmasını anlamalıyız.
Karabağ hareketi içerisindeki önemli isimlerden biri olan Zori Balayan ise Ruhumuzun Canlanması adlı kitabında o dönemde Azerbaycan Türklerine karşı işlenmiş olan soykırım suçundan şöyle bahsetmektedir:[18]
Biz arkadaşımız Haçatur'la ele geçirdiğimiz eve girerken askerlerimiz 13 yaşında bir Türk çocuğunu pencereye çivilemişlerdi. Türk çocuğunun bağırış çağırışları çok duyulmasın diye, Haçatur çocuğun annesinin kesilmiş memesini çocuğun ağzına soktu. Daha sonra bu 13 yaşındaki Türke onların atalarının bizim çocuklara yaptıklarını yaptım. Başından, sinesinden ve karnından derisini soydum. Saate baktım, Türk çocuğu yedi dakika sonra kan kaybından öldü. İlk mesleğim hekimlik olduğuna göre hümanist idim, bunun için de Türk çocuğuna yaptığım bu işkencelerden dolayı kendimi rahatsız hissetmedim. Ama ruhum halkımın yüzde birinin bile intikamını aldığım için sevinçten gururlanırdı. Haçatur daha sonra ölmüş Türk çocuğunun cesedini parça parça doğradı ve bu Türkle aynı kökten olan köpeklere attı. Akşam aynı şeyi üç Türk çocuğuna daha yaptık. Ben bir Ermeni vatansever olarak görevimi yerine getirdim. Haçatur da çok terlemişti, ama ben onun gözlerinde ve diğer askerlerimizin gözlerinde intikam ve güçlü hümanizmin mücadelesini gördüm. Ertesi gün biz kiliseye giderek 1915'te ölenlerimiz ve ruhumuzun dün gördüğü kirden temizlenmesi için dua ettik. Ancak biz Hocalı'yı ve vatanımızın bir parçasını işgal eden 30 bin kişilik pislikten temizlemeyi başardık.
Lütfen asılsız iddialarla bize kendi suçlarını kabul ettirmeye çalışan adilere karşılık, tarihimizi unutmayalım ve bilinçli nesiller yetiştirelim.. Özenti değil, özünü bilen gençlere ihtiyacımız var..
Selametle..
.
Okudukça midem bulandı ne pis bir milletmiş bunlar, insan demeye şahit lazım. Allah topunun cezasını versin...
YanıtlaSilPaylaşımın için teşekkürler, tarihini unutmayan, vatanseverler yetiştirelim. Sevgiler Dilek :D
Sibelcim, insanları ırklarına göre değerlendirmem aslında ama bu ermeniler gerçekten çok soysuzlarmış, hala da soysuzluklarından birşey kaybetmemişler maalesef.. Rabbim herkese önce insan olabilmeyi, ahlaklı ve şerefli insan olabilmeyi nasip etsin inşallah.. İlahi adalet birgün mutlaka gerekli cezayı verecektir hakedene.. sevgiler..
Sildilekcim bu tür konularda gösterdiğin duyarlıklıktan dolayı seni takdir ediyorum.duyarsız kalanlarada örnek olduğunu düşünüyorum.hoşçakal canım.
YanıtlaSilBeyza, çok teşekkür ederim canım, inşallah dediğin gibi örnek olabiliyorumdur.. Günümüz gençliğinden pek de ümidim yok ama Allah hayırlısını versin inşallah.. hoşçakal..
Silşu an ne diyeceğimi bilemiyorum çok kötü oldum ... iznin olursa ( ki unutturmamamızı istediğin için olacağını farzediyorum )bu yazıyı face sayfamda yayınlamak istiyorum...
YanıtlaSilSevgili Elfin, tabii ki paylaşabilirsin, seni tebrik ediyorum duyarsız kalmadığın için.. Maalesef bu yazılanlar tamamen gerçek ve insanın kanını donduran cinsten gerçekler.. :(( O an orada yaşananları gözümün önünde canlandırdığımda o vahşeti yaşıyorum resmen.. sevgilerimle..
Siliznin için çok teşekkür ederim, haklısın etkilenmemek imkansız... bize barbar diyenlerin yaptıkları vicdana sığacak gibi değil.. Allah hepimizi zalimlerden korusun, bu arada bloğunu ilgiyle takip ediyorum, pek yorum yazmıyorum, sessiz takipçilerinden biriyim :) sevgiler
SilElfincim, çok teşekkür ederim ilgin için.. Duana kocaman aminnnn diyorum.. benden de sevgiler..
SilCanim bu duyarliligin icin cok tesekkur ediyorum. Bir Azerbaycanli gibi bende lanetliyorum bu soykirimi ve sizden Allah razi olsun diyorum..
YanıtlaSilAma Rabbim sabredenlerle beraberdir.
Sevgili Mutfak Dili, ne demek, rica ederim.. Senden de Allah razı olsun..
Sil